Genel

ODO’nun Hikayesi

Merhaba, herkese selamlar. Bugün odoarchitecture platformunu nasıl oluşturduğumu anlatacağım.

Ben Dokuz Eylül Üniversitesi mimarlık bölümü 4. sınıf öğrencisi Kaan Çorbacı.

Okuldaki proje derslerinde hocalarımızın örnekler inceleyin, mimarların neler yaptıklarına bakın gibi çeşitli telkinleri üzerine araştırmalarıma başladım. İnternet üzerinden mimari platformlar sayesinde bir çok projeye rahatlıkla ulaşabiliyordum. Fakat incelediğim projeleri bir zaman sonra unuttuğumu farkettim. Kendime bir arşiv hazırlarsam bu projelerin bilgilerinin ve bana sağladığı faydaların daha kalıcı olacağını düşündüm. Instagram’ın da bu amacıma yönelik olduğunda karar kılıp ”One Day One Architecture” ismiyle ve @odoarchitecture kullanıcı adıyla (zaman zaman kullanıcı adı farklılık göstermiştir) hesabımı oluşturdum. Sayfanın isminden de anlaşılacağı üzere her gün bir araştırma ve bunun paylaşımı olarak hedefimi belirledim.

@odoarchitecture hesabının ilk zamanları

Paylaşımlarımda birden çok fotoğrafa yer verirken, son fotoğrafta yapının tasarımcılarından bir fotoğrafa yer vermek istedim. Böylelikle önemli mimari eserleri ve bu eserlerin tasarımcılarını tanıyabilecektim. Gönderilerin açıklama kısımlarına aklımda kalması için eserlerden bilgiler ekliyordum ve bu bilgileri İngilizce’min de gelişmesi için İngilizce artı Türkçe olarak paylaşıyordum. Daha sonralarda bu dili sadece İngilizce olarak belirledim.

Bir yandan okulum devam ederken bu paylaşımların bana gerek okul hayatımda gerekse kültürel anlamda faydası olduğunu gördüm. Paylaşımları daha ciddi bir şekilde yapmaya karar verdim. Bu süreçte mimarların ve mimarlık ofislerinin de sosyal medyayı kullandıklarını gördüm. Bu farkındalıktan sonra paylaştığım gönderilerin tasarımcılarını da etiketlemeye başladım. Gönderilerde artık daha titiz olmalıydım ve yanlış bilgiye yer vermemeliydim çünkü paylaştıklarım belli bir görünürlük seviyesine ulaşmaya başlamıştı. Bunun sebebi de paylaşımlarımı beğendiğini düşündüğüm ofislerin kendi hesaplarında bu paylaşımlardan bahsetmeleriydi.

Yaklaşık 1 sene sonra

Yaptığım paylaşımlar sayesinde çok değerli insanlarla konuşma ve tanışma fırsatı yakaladım. Bu uğraşımın bana faydalarının çok olduğunu farkedip Twitter ve Facebook hesaplarıyla oluşumumu desteklemek istedim. Ama bu mecralara gereken önemi o zamanlar çok gösteremedim. Daha sonra bir internet sitesi açmaya karar verdim. Siteyi kendim açmak istiyordum fakat nasıl yapılacağını bilmiyordum. Videolar izleyerek ve araştırarak kendime odoarchitecture.com sitesini oluşturdum. İlk zamanlarda sitenin tasarımı konusunda çok farklı tasarımlar denedim ve en son şu anki tasarımda karar kıldım.

Yaklaşık 2 sene sonra

Siteyi açtıktan sonra koronavirüs salgını başladı. Üniversiteler tatil edildiği gibi memleketime döndüm. Bu süreçte okulum online olarak devam ediyordu. Memleketimdeyken boş vakitlerimde uğraşabileceğim bir aktivite arıyordum kendime. Sonra site üzerinde yayınlayabileceğim bir e-dergi fikri aklıma geldi. Derginin konusunu tek bir tasarımcı ofisle sohbet şeklinde soru-cevap metinleriyle oluşturmayı düşündüm. İkiartıbir Mimarlık kurucu ortağı ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden hocam Doç. Dr. Deniz Dokgöz’e ilk sayıyı sizlerle birlikte yapabilir miyiz diye sorduğumda gelen olumlu yanıt sonucu hazırlık sürecinden sonra dergiyi site üzerinden yayınladım. Derginin ikinci sayısı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu süreçte Instagram’da belli bir kitleye ulaşmıştım ve Twitter paylaşımlarına daha çok önem vermeyi düşündüm. Şu an Twitter hesabımda Türkçe olarak bilgiseller hazırlamaktayım. odoarchitecture.com sitesinde ise tasarımcılar için blog arşivi oluşturmayı amaçlayarak bir yola çıktım. Bu blog sitenin ve benim ilk blogum.

odoarchitecture platformu için çok farklı seçenekler denedim ve hala daha denemekteyim. Bu seçenekler logo tasarımı, paylaşımların açıklama metinleri, fotoğrafların seçimi gibi çok farklı konularda oldu.

Önceki paragraflarda da belirttiğim gibi bu işe başladıktan sonra çok değerli insanlarla konuşma ve tanışma fırsatı yakaladım. İlgi gösteren, önemseyen ve desteğini esirgemeyen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Umarım odoarchitecture.com sitesi amaçladığım hedef olan; tasarımcıların ve öğrencilerin birbirlerinin hikayelerini, tavsiyelerini, deneyimlerini okumak, eğlenmek ve bilgilenmek için kullandığı bir site haline en kısa sürede ulaşır. Herkesin kendi yazdığı veya yazacağı blogları paylaşmak için heyecanla bekliyorum.

Yazım yanlışlarım varsa özür diliyorum. Okuduğunuz için teşekkürler; selamlar, sevgiler.